Etiketlenen Yazılarergenekon
Türkiye’yi üçe bölen davada sonun başlangıcı
|
|
||
Türkiye’nin yanı sıra yurtdışında da merakla beklenen Ergenekon Davası, Silivri Cezaevi’nde hazırlanan özel mahkeme salonunda bugün başlayacak. Dava, yargılanan isimler ve çok tartışılan 2 bin 455 sayfalık iddianamesi ise, Türk kamuoyunu üçe bölmüş durumda. AKP ve bu partiye yakın çevreler, davayıİtalya’daki ’Temiz Eller’ operasyonuna benzetiyor. Laik, cumhuriyetçi çevreler ise, ’Bu hükümetin sindirme operasyonu’ diyor. Çoğu özel toplantılar ve telefon görüşmelerine dayanan iddianameye hukuki açıdan bakan birçok ünlü uzman ise “Dava fiyasko ile sonuçlanabilir” görüşünde. ERGENEKON davası kamuoyunu üçe bölmüş durumda. Bazı çevreler Ergenekonoperasyonlarıyla Susurluk’tan daha büyük bir çetenin çökertildiğini, davanın demokratikleşme yolunda en önemli dönemeç olduğunu savunurken, bir kesim, ABD’de 1950’lerdeki Mc Carty dönemine benzer şekildeErgenekon perdesi altında muhaliflerin sindirilmek istendiğini düşünüyor. Üçüncü grupta yer alanlar ise ilgisiz insanların telefon görüşmeleriyle dolu olan iddianamenin “hukuken boş olduğunu” ve davanın fiyaskoyla sonuçlanacağını ileri sürüyor. Ergenekon davası, Yassıada ve İmralı gibi, adliye dışında bir cezaevi ortamında gerçekleştirilen üçüncü dava olacak. Ergenekon’da taraflar şöyle: Davayı ciddiye alan kesim Başbakan Tayyip Erdoğan’ın İtalya’daki “temiz eller” operasyonuna benzettiği Ergenekon davasına, AKPçevreleri ile bu partiye yakın duran fikir çevreleri güçlü destek veriyor. Yayın gruplarından Sabah-ATV, Zaman, Yeni Şafak, Star, Bugün, Taraf ve Vakit gazeteleri, Ergenekon davası ile Türkiye’deki çeteleşmeye karşı önemli bir kazanım sağlanacağını savunuyor. Bu gazetelerdeki birçok yazar, “Darbeyi durdurmanın yoluErgenekon’u çökertmek. Demokrasimizin geleceği bu çetenin çökertilmesine bağlı” görüşünü savunuyor. ’Bu bir sindirme operasyonu’ diyenler CHP ve Atatürkçü Düşünce Derneği başta olmak üzere muhalif nitelikli birçok sivil toplum kuruluşu ve meslek örgütü, Ergenekon davasını, ABD’de 1950’lerde yaşanan McCarthyizm gibi sindirme operasyonuna benzetiyor. Bu kesim, hükümetin karşısında güçlü duruş sergileyen laik cumhuriyet yandaşlarına karşı sistemli bir mücadele yürütüldüğünü savunuyor. CHP yöneticileri, muhalif kesimlerin kapsamlı bir tasfiye sürecine alındığını iddia ediyor. Birçok sendika yönetimi de tutuklamaları “Bu bir sindirme ve korku salma girişimidir” diye tepki gösterdi. ’Fiyasko olacak’ diye uyaranlar Birçok ünlü hukukçu, davanın “fiyaskoyla sonuçlanma” olasılığına dikkati çekiyor. Özel toplantılar ve ilgisiz telefon görüşmelerine dayanan şüpheli kanıtların, iddiaların gerçekliğine gölge düşürdüğü belirtiliyor. Birçok baro başkanı, “Sayfaları uzun tutularak iddianamenin ciddi olgulara dayandığı izlenimi verilmek isteniyor. Birbiriyle bağı olmayan, birbirini desteklemeyen olaylar alt alta yazılmış” görüşünü savundu. Eski Meclis Başkanı Hüsamettin Cindoruk, “Süreç uzun. Dinleme ve bilgisayar kayıtlarının hukuki delil değeri yoktur. Maddi vaka yoksa ötekiler gevezelik ve dedikodudan ibaret kalır. Bu soruşturmanın Yüksek Hakimler Kurulu’nca denetlenmesini bekliyorum” dedi. Yüzlerce klasör belge kamyonetle taşındı DURUŞMANIN yapılacağı Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’ndeki adliye binasında hazırlıklar tamamlandı.İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, iddianame üzerindeki incelemelerini tamamladıktan sonra 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu«nun (CMK) 170. maddesindeki şartları taşıyıp taşımadığı yönünde inceleyen heyet, iddianamenin kabulüne karar vermişti. Buna göre, 86 şüpheli hakkında düzenlenen, 441 klasör ekleri bulunan ve 2 bin 455 sayfadan oluşan iddianame ile açılan davaya ait belgeler, önceki gün bir kamyonete konarak Silivri’ye taşındı. Davanın 86 sanığı bunlarla suçlanıyor ERGENEKON Davası’nda 86 sanığa, şu suçlamalar yöneltildi: Silahlı terör örgütüne üye olmak, silahlı terör örgütüne yardım etmek, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni ortadan kaldırmak veya görev yapmasını engellemeye teşebbüs, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ne karşı halkı silahlı isyana tahrik, patlayıcı madde bulundurmak – atmak ve bu suçları azmettirmek, Danıştay saldırısına ve Cumhuriyet gazetesine patlayıcı madde atmak suçlarına azmettirmek, devletin güvenliğine ilişkin gizli belgeleri temin etmek – kişisel verileri kaydetmek, askeri itaatsizliğe teşvik, halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik ve benzeri suçlamalar. |
Add comment Ekim 20, 2008
Tenzile Rüstemhanlı Hanım’a Yöneltilen Mesnetsiz İddialara Dair
Son günlerde Türkiye ve Azerbaycan basınında yer bulan, Türk dünyasının değerli bir büyüğü Tenzile Hanım hakkındaki iddiaları büyük bir şaşkınlıkla izlemekteyim. Tarih boyunca Türk ve İslam davasına hizmet eden böyle büyük dava insanlarına karşı sindirme politikası güdüldüğünü okumuştuk başucu kitaplarımızdan. Tenzile Hanım’ın yaptıklarını ve kişiliğini yakından görmüş biri olarak satırlarda okuduğum ve hep bana uzak gelen bu çirkin saldırıların, icraatları, samimiyeti ve tüm açıklığıyla Türk Halkı’nın her zaman yanında olan böylesine değerli bir insana atfedilmesi, bizi derin bir üzüntü içerisine soktu. Eşi ve kendisi hayatını davalarına adayıp, Türkiye ve Azerbaycan’ı karış karış gezerek bir asırlık ayrılığın yaralarını sarabilmek için bu iki kardeş ülke arasında dostluk elçileri oldular.
Azerbaycan’da faaliyet gösteren Azeri-Türk Kadınlar Birliği çatısı altında, Tenzile Hanım’ın tamamen bireysel çabalarıyla yürüttüğü faaliyetleri Türk Dünyası ve biz Türk gençleri merakla ve beğeniyle takip etmekteyiz. Her yıl 3 Mayıs’ları, Türkçülüğün en büyük bayramını Azerbaycan’da ve bölge ülkelerde sembolleştiren hatta gelenekselleştiren yegane isimdir Tenzile Hanım. Türk ve Dünya siyasetini yakından takip ederek, dünyadaki tüm soydaşlarımızın yanında olmaya ayrı bir özen gösterir kendisi. Geçen yıl Bakü’de düzenlenen Kerkük gecesini hatırlayalım, Türkmen Tv aracılığıyla tüm dünyaya Orta Asya’nın kalbi Bakü’den Türk’ün sesini duyuran , dosta düşmana barış ve sevgi mesajı gönderen insandı Tenzile Hanım. Dağlıca katliamı sonrası T.C. Bakü Büyükelçiliği önünde, el kanlı terör örgütüne verdiği açık ver sert mesajının da unutulmaması gerek.
Siyasi portresi tamamıyla sevgi ve vatan sevgisiyle dolmuş bu değerli insan, insani yönüyle de kendisinden söz ettirmiştir. Her fırsatta Azerbaycan’da çeşitli nedenlerle bulunan Türk vatandaşlarının sorunlarıyla yakından ilgilenmektedir. Azerbaycan’da eğitim gören bir Türk genci olarak, kendisinin bizlere bir “Anne” şefkatiyle gösterdiği ilginin hakkını ödeyemeyiz. Ayrı ayrı oradaki gençlerimiz tüm sorunlarına yapıcı çözümler üretmekte, gençlerimizin kardeş ülke Azerbaycan’ı tanımaları ve sevmeleri için elinden gelen tüm çabayı göstermektedir.
Hemen hemen Türkiye – Azerbaycan ilişkilerinde her alanda yer almaya gayret gösteren, Türk Dünyasına sayısız hizmeti bulunan ve bundan sonraki süreçte de Türk Dünyası’nın birliği ve beraberliği adına büyük hedefleri olan, yegane hayali dostluk,kardeşlik, birlik ve beraberliğin hüküm sürdüğü bir Azerbaycan olan büyük insan Tenzile Hanım’a atfedilen, mesnetsiz iddiaları kabul etmemizin mümkün olmadığı gibi, kendisinin büyük hizmetlerini nesiller boyunca yaşatmayı bir borç biliriz.
Sevgi ve Selamlarımla
Mehmet Uğur AYDIN
Add comment Ağustos 15, 2008
